Back

Doğru İş Ağı Nasıl Kurulur? Güvenden İnovasyona

İyi bir iş topluluğu, yalnızca insanların bir araya geldiği değil; deneyimin paylaşıldığı, farklı bakış açılarının buluştuğu ve ilişkilerin zaman içinde güçlendiği yerdir.

Her kalabalık topluluk değildir

İş dünyasında topluluklar çoğu zaman katılımcı sayısı, etkinlikler ve mesaj gruplarının büyüklüğü üzerinden değerlendirilir. Oysa insan sayısının artması, ilişkilerin de değer kazandığı anlamına gelmez. Herkes kendini anlatıyor, çok az kişi dinliyor ve sohbetler hızla satış sunumuna dönüşüyorsa kalabalık büyüse bile güven birikmeyebilir.

Nitelikli bir topluluk, üyelerin yalnızca “Ne alabilirim?” diye değil, “Neye katkı sunabilirim?” diye de düşünmesini sağlar. İnsanları yalnızca unvanlarına göre değil, farklı deneyimlerine ve paylaşma isteklerine göre bir araya getirir.

Güven nasıl oluşur?

Gerçek deneyim paylaşımı, insanların kendilerini güvende hissetmesini gerektirir. Üyeler yalnızca başarılarını değil, yanlış kararlarını da anlatabilmeli; bilmedikleri konuda “bilmiyorum” diyebilmeli ve paylaşılan hassas bilgilerin başka ortamlarda kontrolsüz biçimde dolaşmayacağına güvenebilmelidir.

Güven, herkesin birbirini onaylaması demek değildir. Aksine, gerektiğinde saygılı biçimde itiraz edebilen, görülen riski açıkça dile getiren ilişkiler daha değerlidir. Topluluklarda güven; üyelerin nasıl seçildiği, satış baskısının nasıl sınırlandırıldığı, gizliliğin nasıl korunduğu ve kuralların herkese eşit uygulanıp uygulanmadığıyla şekillenir.

İlişkiyi ilk tanışmanın ötesine taşımak

Bir etkinlikte tanışmak başlangıçtır; asıl fark, temasın devam etmesiyle ortaya çıkar. Değerli bir araştırmayı paylaşmak, doğru iki kişiyi birbirine tanıştırmak veya yaşanmış bir hatayı açıkça anlatmak ilişkiyi güçlendirebilir. Ancak her katkının hemen karşılığını beklemek, ilişkiyi kolayca alışverişe dönüştürür. Güvenilir ağlarda denge tek tek işlemlerde değil, zaman içinde oluşur.

İnsanlarla yalnızca ne sattıklarını öğrenmek için değil, hangi sorunu çözdüklerini, neleri denediklerini ve fikirlerinin nasıl değiştiğini anlamak için konuşmak da daha gerçek bağlar kurulmasına yardımcı olur.

Yakın çevrenin avantajı ve kör noktası

Benzer sektörlerden, şehirlerden ve geçmişlerden gelen insanlarla konuşmak kolaydır; birbirinizi hızlı anlarsınız. Ancak herkes benzer varsayımları paylaştığında grup, mevcut fikirleri doğrulayan kapalı bir çevreye dönüşebilir. Yeni bakış açıları çoğu zaman farklı deneyimlerin karşılaştığı yerde ortaya çıkar.

Dünya Bankası literatüründe kullanılan ayrımla, bağlayıcı ilişkiler benzer insanlar arasındaki yakınlığı; köprü kuran ilişkiler ise farklı gruplar arasındaki bağlantıları ifade eder. İşletmelerin ikisine de ihtiyacı vardır. Yakın ilişkiler güveni derinleştirirken farklı sektörler ve uzmanlıklarla kurulan bağlar görüş alanını genişletir.

Farklı sektörlerden öğrenmek inovasyonu besler

İnovasyon her zaman büyük teknoloji yatırımları veya Ar-Ge projeleri anlamına gelmez. Bazen fiyatlama yöntemini değiştirmek, müşteri deneyimini yeniden tasarlamak ya da başka bir sektörde işe yarayan dağıtım yaklaşımını uyarlamak da yeniliktir.

Nahapiet ve Ghoshal, sosyal sermayenin bilgi paylaşımını ve yeni bilginin oluşmasını kolaylaştırabileceğini ortaya koyan önemli çalışmalara imza atmıştır. Burada amaç başka bir işletmenin uygulamasını olduğu gibi kopyalamak değildir. Uygulamanın hangi ilkeye dayandığını anlamak, kendi koşullarınıza uyarlamak ve küçük bir denemeyle sonucunu ölçmektir.

Bir topluluğun değerini nasıl anlarsınız?

Etkinlik sayısı veya katılımcı sayısı tek başına yeterli ölçüt değildir. Şu sorular daha anlamlıdır: Üyeler gerçek vakaları ve başarısız denemeleri konuşabiliyor mu? Farklı sektörlerden insanlar bir araya geliyor mu? Katılımcılar birbirini gerçekten dinliyor mu? Etkinlik sonrasında ilişkiler devam ediyor mu? Paylaşılan fikirler somut denemelere dönüşüyor mu?

İyi tasarlanmış bir topluluk, büyük buluşmaların yanında küçük akran gruplarına, vaka paylaşımlarına ve etkinlik sonrasında devam eden temaslara da alan açar. Gerçek ölçü, aynı salonda kaç kişinin bulunduğu değil; oradan çıktıktan sonra kaç nitelikli ilişkinin yaşamaya devam ettiğidir.

Son söz

Güçlü bir iş ağı, edinilmiş bir isim listesi değildir. Merak, düzenli katkı, güven ve farklı deneyimlere açıklıkla yaşayan bir ilişkiler sistemidir. BizMasters’ın yaklaşımı da işletme sahiplerini bu tür bir öğrenme ve iş birliği kültüründe buluşturmaktır.

Kaynaklar ve ileri okuma

  • Dünya Bankası — Measuring Social Capital
  • Nahapiet, J. & Ghoshal, S. (1998) — Social Capital, Intellectual Capital, and the Organizational Advantage
  • Griffin-EL (2014) — Network diversity, closeness and innovation
PaylaşLinkedInWhatsAppXFacebook

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Çerez Politikası